Başkalarının Gördüğü Zarardan ve Yaptıkları Hatalardan Keyif Alıyorlar: Schadenfreude Sendromu

En küçük bir hata yaptığınızda çevrenizde buna içten içe sevinen kişiler varsa, bu sendromdan mustaripler demektir. Oldukça ilginç bir rahatsızlık olan Schadenfreude sendromu hakkında bilmeniz gerekenleri anlatıyoruz… ?

Kaynak: https://www.sciencefocus.com/the-huma…

Başkalarının yaşadığı talihsizlikten zevk alma durumu olan Schadenfreude, oldukça yaygın bir duygu.

Schadenfreude, insanın evrimleşirken yıllar boyu değişmemiş olan ilkel bir parçası da denebilir.

İnsan ‘sosyal’ bir hayvandır. Hatta bazı bilim insanları bizler için ‘aşırı sosyal’ diyor…

Sürekli olarak diğer insanların farkındayız. Onlarla olan ilişkilerimizin farkındayız. Ve bu konu için en önemlisi, sosyal mevkiimizin farkındayız. Bu demek oluyor ki, biz insanlar var olan hiyerarşik bir düzenin farkındayız. Bilinçaltımızda beğenilmek, saygı duyulmak ve imrenilmek istiyoruz. Bu sayede dünyadaki yerimizi anlıyor, davranış ve motivasyonlarımızı belirliyoruz.

Sosyal statümüzü yükseltmenin pek çok yolu var; başarılı bir sporcu olmak, en son çıkan telefonu almak, en güzel eve sahip olmak…

Ve yükselttiğimizde kendimizi iyi hissederiz. Çünkü beynimizdeki keyif veren sinir yolları tetiklenir. 

Bu durumun aksi halinde ise işler tamamen terse dönüyor. Yani, düşük sosyal statü sahibi olmak oldukça stresli ve sağlığınız için kötü.

Bir bakıma, birinin sosyal statüsünün düşmesi sizinkinin yükselmesi anlamına gelir.

Bu demek oluyor ki, birinin bir hata yaptığını ve sosyal statüsünü zedelediğini gördüğümüzde, kendi statümüzün yararına olacağı için memnuniyet duygusu hissedebiliriz. Yani, Schadenfreude sendromu…

Bu, her seferinde birine bir zarar geldiğinde sevinmek anlamına gelmiyor elbette.

Bu hazzı duymak için bir sebebiniz olmalı (Sizden daha başarılı bir öğrencinin dersten daha düşük not alması gibi) ve mağdur kişi bunu ‘hak etmeli’. Yani, sizinle bir alakası olmayan hoş, sevilen ve yüksek sosyal statü sahibi insanlar bir hata yaptıklarında bu ‘nadiren’ keyif verebilir.

Görünen köy kılavuz istemese de, beynimiz dünyanın adaletli bir yer olduğunu varsayıyor…

Ve tıpkı yüksek sosyal statü sahibi insanların da acı çekebileceğini görmek, insanı tatmin edebiliyor. ‘Adalet’ kavramı beynimizce karşılığını bulmuş oluyor.

Birisi bizden daha iyi olduğunda bunun haksızlık olduğunu düşünebiliyoruz ve o kişi kendince bir hata yapıp, statüsüne zarar verdiğinde biz hiçbir şey yapmamış oluyoruz: Böylece adalet yerini bulmuş oluyor.

Buradan bakınca, beynimiz Schadenfreude sendromunu yaşamaktan hoşnutluk duymasaydı ne yapardı, bilemiyoruz… ?

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir